top of page


Görünmezliğin olağanlaştığı yerde (1):
Kültür-sanat alanında LGBTİ+ temsillerinin hareket alanı giderek daralıyor. Karşımızdaki tablo artık sadece yukarıdan gelen yasaklardan ibaret değil; kurumsal geri çekilmeler, sessiz eksiltmeler ve oto-sansürle işleyen, yokluğun olağanlaştığı sistematik bir 'görünmezlik rejimi.' Oğulcan Özgenç, sahnedeki isimlerden ziyade sahnenin nasıl kurulduğuna ve daraltılan hareket alanına bakıyor.

Oğulcan Özgenç
26 Haz5 dakikada okunur


Yetenek Şiddetin Üzerini Örter mi?
Bir şarkıyı, filmi ya da oyunculuğu sevmek; failin yarattığı zararı unutmayı gerektirir mi? Hayranlık, arzu ve politik tutarlılık arasındaki çelişkileri psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bir değerlendirme.

Bahri Can Kundak
11 Haz6 dakikada okunur


763 parça hibe ve düşündürdükleri…
Bir hibe mi, yoksa yapısal bir boşluğun üstünü örten geçici bir jest mi? 763 parçalık “destek”, bağımsız tiyatronun özgürlüğü ve sürdürülebilirliği üzerine kritik soruları yeniden gündeme getiriyor.
Mediha Serdengeçti
5 May4 dakikada okunur


Neeee, yapay zekâ müziği ele mi geçirmiş?
Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Ama mesele gerçekten yapay zekânın müziği ele geçirmesi mi? Yoksa tıpkı fonografın icadıyla olduğu gibi, müziğin sosyo-ekonomik olarak dönüşmesi ve buna verdiğimiz tepki mi?

Özge Ç. Denizci
26 Nis7 dakikada okunur
bottom of page