DOSYA:
Tiyatroda Tekelleşme!
VâVeyLâ’nın Eleştirel Sanat Okur Yazarlığı Atölyeleri
Bu bir kurs değil.
Bir “nasıl yazılır” kılavuzu da değil.
Bu, Türkiye’de ilk kez eleştirel sanat okur yazarlığını kolektif bir düşünme ve üretme alanı olarak ele alan bir atölye düşüncesi…
Sanata bakarken “temkinli”, kültüre dair konuşurken “ürkek” olmayı öğreten döngüden çıkıyoruz. Eleştiriyi rafından indiriyor; okumanın, yazmanın ve söz almanın birlikte öğrenildiği bir zemine taşıyoruz. VâVeyLâ’nın Eleştirel Sanat Okur Yazarlığı Atölyeleri, eleştirel düşüncenin yalnızca metinlerde değil; karşılaşmalarda, tartışmalarda ve üretimde kurulduğu bir deneyim olarak tasarlandı.
Türkiye’de bugüne kadar kurumsallaşmamış “eleştirel sanat yazarlığı” fikrini, hazır reçetelerle değil; birlikte düşünerek, yan yana gelerek ve deneyerek geliştiriyoruz. Sanat eleştirisinin tarihini referans alarak bugünkü aksini çıkarıyoruz. Bu atölye fikrini, öğrenci kulüpleri, sivil toplum örgütleri ve çeşitli topluluklarla birlikte örgütlüyoruz.
Atölyemiz; politik olarak dezavantajlı bırakılmış kadınlar, LGBTİ+’lar ve başkaca çevrelerden gelen katılımcılar başta olmak üzere; gençlere, sanat öğrencilerine, akademisyen adaylarına ve yalnızca izlemekle yetinmek istemeyen sanat takipçilerine açık bir buluşma alanı olacak. Atölyelerimiz, ekonomik anlamda dezavantajlı olan kişi ve grupların heveslerini de kapsayacak.
Bu biçimiyle atölye çalışmamız;
“eleştiri birlikte nasıl üretilir?”, “bir sanat işine çok boyutlu nasıl bakılabilir?”, “eleştirel düşünce nerelerden beslenir?”, “eleştiriye ne zaman ve neden ihtiyaç duyarız?” sorularıyla harekete geçecek.
– Eleştirel bakış için okunacaklar,
– Sanat gazeteciliğinin pratikleri,
– Sorgulayarak düşünme egzersizleri,
– Eleştirel yazı teknikleri,
– İçerik üretimi ve yayımlama sürecine eşlik eden editoryal destek.
Atölye sürecinde üretilen yazılar, podcast’ler ve video işler VâVeyLâ’nın web sitesinde yayımlanacak. Böylece atölye, kapalı bir öğrenme alanı değil; kamusal alana açılan bir üretim sürecine dönüşecek.
Bu atölyeler, eleştiriyi bir “uzmanlık” alanı olmaktan çıkarıp; herkes için bir ifade alanı, kolektif bir pratik ve ifade özgürlüğünün parçası olarak yeniden düşünmeye çağırıyor.
Kayıt dönemi yaklaştığında sitemizden duyuracağız.