top of page
vâveylâ (1)_edited.png

“Fareler ve İnsanlar” afişte Steinbeck’in, tescilde değil

5 saat önce
6 dakikada okunur

Afişte John Steinbeck, tescil belgesinde başka bir yazar: “Fareler ve İnsanlar” tartışmasında kim ne diyor?


Ayşen Güven


Taksim’de bir tiyatronun sosyal medya duyurularında “John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar” kitabını oyunlaştırdığı ifadesi yer alırken, VâVeyLâ’nın ulaştığı tescil belgesine göre Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü kayıtlarında aynı adı taşıyan 52 sayfalık bir metin başka bir kişi adına tescilli. Tiyatronun ve tescil sahibinin kimliklerine, hukuki süreç henüz netleşmediği için bu haberde yer veremiyoruz.



Bu haberi, Onk Ajans’ın Instagram hesabından paylaştığı tescil belgesinin ardından ilgili tiyatroya dair yaptığımız araştırmaya ve ilgili taraflardan aldığımız görüşlere dayanarak hazırladık. Belge ve görüşler birlikte değerlendirildiğinde durumun hukuki çerçevesi şöyle: Söz konusu belge, John Steinbeck’in eserine ait telif haklarının bir başkasına devredildiğini göstermiyor; yalnızca aynı başlığı taşıyan 52 sayfalık başka bir metnin kayıt altına alındığını belgeliyor.


Oyun, doğrudan Steinbeck’in klasik eserinden uyarlanmışsa tescilde adı geçen kişi haksız kazanç mı sağlıyor? Yoksa temel alınan metin Steinbeck’in eserinden öylesine uzak ki yazarın adı afişte kullanılarak seyirci mi yanıltılıyor? Belgeye göre metin 27 Mart 2026 tarihinde kayıt altına alındı ve 2014 tarihli bir metne dayanıyor. Belgede ayrıca kaydın “hak kurucu niteliğe haiz değildir, sadece ispat kolaylığı sağlar” ibaresi yer alıyor. 52 sayfalık bu metnin içeriğine dair kamuya açık bir bilgi bulunmuyor; Onk Ajans sahibi Mehmet N. Karaca da metinle ilgili herhangi bir bilgisi olmadığını söyledi.


VâVeyLâ; sürecin taraflarından Ankara Yeni Sahne kurucusu Elif Tükenmez, uluslararası telif temsilcisi Onk Ajans’ın sahibi Mehmet N. Karaca ve Yayıncılar Meslek Birliği (YAYBİR) Başkanı Hakan Tanıttıran ile konuştu. İletişim Yayınları ile Yapı Kredi Yayınları’na da görüşlerini sorduk; bu başvuruların gerekçesi ve yanıtlar haberin son bölümünde yer alıyor. 


Afişlerde Steinbeck, Pamuk ve Kemal vurgusu


VâVeyLâ’nın ilgili tiyatronun kamuya açık sosyal medya hesaplarında yaptığı incelemede, eserlerin asıl yazarlarının isimleriyle duyurulduğu görülüyor.



28 Mayıs tarihli program afişinde “John Steinbeck’in Fareler ve İnsanlar” ifadesi; “William Shakespeare’in Othello” ve “Operadaki Hayalet” yapımlarıyla birlikte yer alıyor. Altı ayrı bilet satış platformunun logosunun yer aldığı duyuruda biletlerin 300 TL (öğrenci) ve 600 TL (tam) fiyatla satışa sunulduğu görülüyor.


Aynı tiyatronun sosyal medya hesaplarında 25 Şubat 2025 tarihli bir paylaşımda “Masumiyet Müzesi” afişinde “Orhan Pamuk” ismi; 25 Nisan tarihli bir başka paylaşımda ise “Yaşar Kemal’in eserinden” ifadesiyle “İnce Memed” afişi yer alıyor. Bu afişte eserin “tek kişilik oyun” ve “bağlama eşliğinde” sahneleneceği notu bulunuyor.


Temsil hakkı tartışması nasıl başladı?


Ankara Yeni Sahne’nin kurucusu Elif Tükenmez, “Fareler ve İnsanlar” oyununun tiyatro temsil haklarını 2023 yılından bu yana Onk Ajans aracılığıyla aldıklarını ve sözleşmelerini her yıl düzenli olarak yenilediklerini belirtti.


Son bir yıldır eserin farklı ekipler tarafından gerekli izinler alınmadan satışa çıkarıldığını gözlemlediklerini aktaran Tükenmez, söz konusu tiyatronun oyunu Ankara’da sahnelemek üzere bilet satışına açtığını fark etmesi üzerine kendileriyle iletişime geçtiğini aktardı:


“Kendileriyle bizzat iletişime geçtim. Mesaj yoluyla kendilerine ulaşarak Fareler ve İnsanlar oyununun Ankara temsil haklarının tarafımızda olduğunu bildirdim ve durumu anlattım. Oyunun satıştan kaldırılmasını rica ettim.”


Tükenmez, bu talebin kabul edilmediğini de söyledi.


Tükenmez, tiyatro yönetiminin temsil haklarının kendilerinde olduğunu söyleyerek, Telif Hakları Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmiş bir tescil belgesi sunduğunu söyledi. Sürecin gerginleşmesi üzerine iletişimi sonlandırarak konuyu hukuki zemine taşıdıklarını ve belgeyi Onk Ajans’ın avukatına ilettiklerini kaydetti.


Genel Müdürlük’ten iki farklı aktarım


Sürecin odağında, Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün tescil işlemini hangi beyana dayanarak yaptığı sorusu bulunuyor. Kurum yetkilileriyle görüşen taraflar iki farklı aktarımda bulundu. Aşağıdaki bilgiler, görüşmeleri yapan tarafların aktarımlarına dayanıyor:


Tükenmez’in aktardığına göre, belgeyi aldıktan sonra Telif Hakları Genel Müdürlüğü ile birkaç kez görüştü ve bu görüşmelerde belgenin sahte olmadığını, tescilin eserin bir “uyarlama” olduğu beyanıyla gerçekleştirildiğini öğrendi. Tükenmez, Genel Müdür Erkin Yılmaz’ın daveti üzerine yaptıkları son görüşmede de Genel Müdürlük’ün sürecin takipçisi olacağını ifade ettiğini ekledi.


Genel Müdürlük yetkililerinin kendilerine, başvuru esnasında sunulan metnin John Steinbeck’in eseriyle bağlantılı olmadığına dair beyan istendiğini ve başvuru sahibinin bu beyanı verdiğini söylediğini aktardı. Karaca’nın aktarımına göre Genel Müdürlük, tescil sahibi ile Steinbeck isminin geçtiği duyuruları ilişkilendiren bir delil sunulması durumunda tescili iptal edeceklerini belirtti.


Onk Ajans: “Dedektiflik yapacak değiliz”


Onk Ajans Sahibi Mehmet N. Karaca, ajansın eser sahibi olmadığını, hakların tiyatrolara sağlanması için aracılık yaptığını vurguladı. Karaca, Steinbeck’in bu oyununun haklarının, yetkili kuruluş olan Music Theatre International’ın (MTI) Birleşik Krallık şubesinden sağlandığını ve Ankara temsil hakkının bu yetkiyle Yeni Sahne’ye verildiğini kaydetti. İletişim Yayınları’nın ise yalnızca kök eser olan novellanın haklarına sahip olduğunu ifade eden Karaca, yapılan tescilin tiyatro oyunu için olduğunu da söyledi.


Onk Ajans Sahibi Mehmet N. Karaca
Onk Ajans Sahibi Mehmet N. Karaca

Genel Müdürlük’ün kendilerinden delil talep etmesine tepki gösteren Karaca, şu ifadeleri kullandı:


“Biz bu konuda dedektiflik yapacak değiliz. Ortaya çıkan bu durumdan ötürü Telif Hakları Genel Müdürlüğü yetkilileri bir rahatsızlık duymuyorsa benim diyebileceğim bir şey yok. Anlıyorum ki ben de ‘Hamlet’ adında bir oyun yazsam ve başvursam ve Shakespeare’in eseriyle isim benzerliği var, başka bir bağlantısı yok diye beyanda bulunsam ‘Hamlet’ adlı eserimi tescil ettirebileceğim.”


Karaca, Genel Müdürlük’ten beklentisini ise şöyle özetledi: “Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nün bizden dedektiflik yapıp delil toplayıp itiraz etmemizi isteyeceğine, konuyu kendisinin araştırıp ve durumu anlayıp tescili iptal etmesini bekliyorum.” Tescil sahibiyle temas kurmadıklarını, durumu hak sahiplerine bildirdiklerini ve ne yapılması gerektiğine onların karar vereceğini de söyledi.


Karaca ayrıca, ilgili tiyatronun benzer şekilde başka ünlü eserlerin adlarıyla da sahnelemeler yaptığı iddiasına dikkat çekti. Son olarak Karaca, tiyatro camiası, yayıncılar ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katılacağı bir çalıştay düzenlenmesini önerdi.


Yayıncılar Birliği: “Bu hukuki bir açık değil”


Yayıncılar Meslek Birliği (YAYBİR) Başkanı Hakan Tanıttıran, mevcut tescil sisteminin işleyişi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Eser adlarının tek başına mülkiyet altına alınamayacağını ve aynı adla bağımsız bir metin yazmanın yasal bir engel teşkil etmediğini belirten Tanıttıran, “Bu hukuki bir açık değil.” dedi.


Yayıncılar Meslek Birliği (YAYBİR) Başkanı Hakan Tanıttıran
Yayıncılar Meslek Birliği (YAYBİR) Başkanı Hakan Tanıttıran

Tanıttıran, konuyu Stephen King örneğiyle anlattı: “Mesela Stephen King’in ‘O’ romanını ‘O’ diye kendi adınıza yazıp tescil ettirebilirsiniz. Bu, Stephen King’in romanı anlamına gelmiyor.”Tanıttıran, tescil belgesinin şu aşamada yargılanamayacağını ifade etti. 


Meselenin afiş ve sahneleme aşamasında suç niteliği kazanabileceğini vurgulayan Tanıttıran, afişe yazar olarak John Steinbeck’in adının yazılmasının “bir sahtekârlık durumu” olduğunu söyledi ve ekledi: “O andan itibaren suç başlıyor.” Tanıttıran, Steinbeck’in eserinin sahnede oynanması halinde de bunun telif hakları ihlali olacağını ve hak sahiplerinin dava açabileceğini belirtti; afişin ise ilgili tiyatronun aleyhine delil oluşturduğunu söyledi.


Tanıttıran, metnin gerçekten Steinbeck’in eserine dayanıp dayanmadığının ancak yargı sürecinde atanacak bilirkişilerce belirlenebileceğini kaydetti. Birliğin hukuki müdahillik sınırlarına da değinen Tanıttıran, yalnızca üye yayınevlerinin hakları doğrultusunda davalara müşteki olabildiklerini, tiyatroların birliğe üye olamaması nedeniyle sahne hakları konusunda kurumsal takip yetkilerinin bulunmadığını aktardı. Çalıştay önerisine açık olduklarını ifade eden Tanıttıran, tiyatro sektöründen resmi bir talep gelmesi halinde kamu destekli projeler yürütebileceklerini dile getirdi.


Mevzuat ne diyor?


5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (FSEK), başka bir eserden yararlanılarak meydana getirilen ve o esere nispetle bağımsız olmayan ürünleri “işlenme eser” (madde 6) olarak tanımlıyor. Kanunun 8. maddesi uyarınca işlenmenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları saklı kalmak koşuluyla onu işleyen kişidir. Dolayısıyla “uyarlama” iddiasıyla tescillenen bir metnin, asıl eser sahibinin ve temsilcilerinin yasal iznine tabi olması gerekiyor.


Kanunun 13. maddesi kapsamındaki kayıt ve tescil işlemleri ise mülkiyet kurucu bir hak doğurmuyor. Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre telif hakkı eserin üretilmesiyle kendiliğinden doğarken, Bakanlık nezdindeki tescil belgeleri yalnızca taraflara “ispat kolaylığı” sağlıyor. Eser sahibinin mali hakları, yazarın ölümünden itibaren 70 yıl boyunca korunuyor; Steinbeck 1968 yılında yaşamını yitirdiği için telif hakkı henüz dolmuş değil.


Tükenmez: “Bilet firmaları ... sorumluluğun dışında kalamaz”


Peki, "Fareler ve İnsanlar" örneğindeki gibi çıkabilecek olası ihtilafları veya suistimalleri önlemek için neler yapılabilir? Ankara Yeni Sahne kurucusu Elif Tükenmez, benzer ihlallerin önüne geçilmesi için yasal ve sektörel düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu belirtti. “Uyarlama” beyanının tek başına tescil için yeterli olmaması gerektiğini vurgulayan Tükenmez, şu önerileri sıraladı:


*“Yani yalnızca ‘Bu eser bir uyarlamadır’ beyanıyla bir tescil yapılmamalı. Uyarlamanın hangi eserden üretildiği, hak sahibinin kim olduğu ve gerekli izinlerin alınıp alınmadığı belgelenmeli. Hak sahibinin ya da gerekli durumlarda onu temsil eden kurumun yazılı izninin bu sürecin bir parçası olması gerektiğine inanıyorum.” Tükenmez, bu güvence olmadığında sistemin işlemeyeceğini şöyle anlattı: “O zaman herkes kütüphanesindeki bir eseri götürüp ‘uyarlama’ adı altında tescil ettirerek sahneleyebilir.”


Ankara Yeni Sahne kurucusu Elif Tükenmez
Ankara Yeni Sahne kurucusu Elif Tükenmez

*“Bilet firmaları, ‘Biz sadece aracıyız, bilet satarız’ diyerek sorumluluğun dışında kalamaz. Bir oyun satışa çıkarıldığında, o oyunun temsil hakkının kimde olduğunu sormalı ve bunu belgelemelidir. Belge sunulmalı, hak sahipliği doğrulanmalı ve hak kiminse satış o kişi ya da kurum üzerinden devam etmelidir.” Tükenmez, bilet firmalarına bir ihtarname ya da sözleşme ulaştığında bunun ciddiye alınıp gerekli incelemenin yapılması gerektiğini belirterek şunu ekledi: “Telif hakkı konusunda herhangi bir belirsizlik varsa satış durdurulmalı ve konu açıklığa kavuşturulmalıdır.”


Yaklaşık bir yıldır farklı hesaplardan mesajlar aldığını, tehdit edildiğini, rahatsız edildiğini ve hakkında çeşitli paylaşımlar yapıldığını, bunların belgeli olduğunu ve avukatlarıyla hukuki yollarla takip ettiğini ifade eden Tükenmez; Tiyatro Kooperatifi ve Oyuncular Sendikası gibi meslek örgütlerini sürece aktif destek vermeye çağırdı.


Yayınevleri henüz bir açıklamaya gerek duymadı


VâVeyLâ olarak, Steinbeck’in “Fareler ve İnsanlar” romanının Türkiye’deki yayıncısı İletişim Yayınları’nın görüşüne başvurduk. İletişim Yayınları yetkilileri, konuya ilişkin dile getirecekleri bir husus bulunmadığını bildirdi.


Araştırmamız sırasında, ilgili tiyatronun sahnelediği edebiyat eserleri arasında Orhan Pamuk’un “Masumiyet Müzesi” ile Yaşar Kemal’in “İnce Memed”inin de yer aldığını gördük. Bu iki eserin telif ve sahneleme izin süreçlerine dair elimizde herhangi bir bilgi bulunmuyor. Ancak Orhan Pamuk ile Yaşar Kemal’in yayıncısı Yapı Kredi Yayınları olduğu için konuya dair bir süreç yürütüp yürütmediklerini sorduk; ancak henüz konuya dair incelemelerini tamamlayamadıkları için bir açıklama yapmayacaklarını belirttiler. 







bottom of page