LeMan dergisi üzerinden Türkiye’de sansür çetelesi
- Ezgi Görgü

- 16 Oca
- 5 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 4 gün önce

Türkiye’de mizah denince sansürün de yanında geldiği gerçeği, pek çoğumuz tarafından bilinen ve maalesef kanıksanan bir hâl. Öyle ki ChatGPT ve Grok gibi yapay zekâ araçları bile bu duruma dikkat çekiyor. “Türkiye’de sansür ile mizah arasında nasıl bir ilişki var?” diye sorduğumuzda Grok’tan gelen cevap şu olabiliyor:
“Türkiye'de sansür, mizahı doğrudan hedef alsa da mizahı daha keskin ve yaratıcı hale getiriyor. Komedyenler ve sosyal medya kullanıcıları, metaforlar veya ironiyi kullanarak otoriteyi eleştiriyor; bu da underground bir direniş kültürü yaratıyor. Yine de sürekli baskı, özgür mizahı sınırlayarak toplumu güldürmekten uzaklaştırabilir.”

ChatGPT’nin cevabı da uzunca bir paragraf olduğundan aşağıdaki görselde yer alıyor.

Sansür ve mizah kol kola
Türkiye’de sansür ile mizah birbirinden ayrılmayan bir ikili gibi görülürken karikatür ve mizah dergisi LeMan, yaz başında kapağındaki bir çizimden dolayı lince uğramış, ardından dergi ekibinden bazı isimler tutuklanmıştı. Saldıranlara kimse dokunmadı.
Haftalık mizah ve karikatür dergisi LeMan’da Muhammed peygamberin karikatürüne yer verildiği gerekçesiyle, dergi hakkında “dinî değerleri alenen aşağılama” suçundan soruşturma başlatılmış; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada tutuklanan Doğan Pehlevan, Ali Yavuz, Zafer Aknar, Cebrail Okçu, Aslan Özdemir ve Mehmet Tuncay Akgün hakkında hazırlanan iddianame İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti.
Aradan geçen zaman içinde tutuklu bulunan LeMan dergisi yazı işleri müdürleri Zafer Aknar ve Aslan Özdemir, grafiker Cebrail Okçu ve müessese müdürü Ali Yavuz hakkında, 4 Eylül’de üst mahkemeye yapılan itirazın kabul edilmesiyle adli kontrol şartıyla serbest bırakılmaları kararı çıktı. Daha önce savcılığın sanıklar hakkında tahliye talep etmesine karşılık mahkeme, tutukluluk hâllerinin devamına karar vermişti.
İlk duruşma 14 Kasım’da görüldü. Basın Kanunu’na aykırı bir biçimde yürütüldüğü gerekçesiyle eleştirilen davada, avukatların karikatürün ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine dair savunmaları kabul edildi; mahkeme, çizer Doğan Pehlevan’ın tutukluluğuna son verdi ve adli kontrolleri kaldırdı. Ancak Pehlevan, “cumhurbaşkanına hakaret”le suçlandığı bir başka dosya nedeniyle tutuklu kalmaya devam etti.
Aynı davanın ikinci duruşması 18 Kasım 2025 tarihinde İstanbul 36. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Bu davadan da haftada bir imza şartı ve yurt dışına çıkış yasağı şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle tahliye oldu.
Linç girişimi ve sessizlik
Karikatürün sosyal medyada paylaşılmasının ardından dergi binasının önünde toplanan çok sayıda kişi “Yaşasın şeriat” sloganları atmış, namaz kılıp tekbir getirmişti.
Dergi çalışanları gözaltına alınmış, linç için gelen kişilere ise herhangi bir hukuki yaptırım uygulanmamıştı.
Haziran ayında yaşanan linç, ülke tarihinin en kanlı kolektif katliamlarından biri olan Madımak Katliamı ile paralellikler kuran paylaşımlarla anıldı.
Yine Hz. Muhammed’in karikatürünü kapağına taşıdığı için 2015’te silahlı saldırıya uğrayan Charlie Hebdo dergisi de akıllara gelen örneklerden biri oldu.
LeMan dergisi Genel Yayın Yönetmeni Tuncay Akgün’e linç girişimi ve sonrasında olanlarla ilgili ne düşündüğünü sorduğumuzda şu yanıtı verdi:
“Olayların ilk gününden beri bütün dünya medyaları röportaj istiyor. Ancak biz konunun hassasiyeti nedeniyle sessiz kalmayı seçiyoruz.”
Kasımın ikinci haftasında ilk duruşması görülen davanın avukatından aldığımız bilgiye göre, sessiz kalmak ekip için mecburi bir tutum hâline gelmiş durumda.
Gerici gruba tepki gösteren akademisyen nihayet serbest!
LeMan’ın Beyoğlu’ndaki ofisine yönelik saldırıya, özellikle sosyal medya hesaplarından hedef göstererek zemin hazırlayan gerici gruba tepki gösteren ve 4 Temmuz 2025’ten beri tutuklu bulunan Barış Akademisyeni Aslı Aydemir, 14 Ocak 2026’da tahliye edildi.
Aydemir’in serbest bırakıldığı, Barış Akademisyenleri tarafından sosyal medya üzerinden duyuruldu. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
“LeMan dergisine saldıran güruh karşısında geri adım atmadığı için 4 Temmuz 2025’te tutuklanan, altı ayı aşkın süredir hukuksuzca cezaevinde tutulan sevgili Aslı Aydemir hocamız için tahliye kararı verildi.”
Yaklaşık 190 gündür tutuklu kalan Aydemir, “polise mukavemet” ve “kasten yaralama” iddialarıyla yargılanıyordu. Aydemir’in davasının ilk duruşması 12 Şubat’ta saat 11.00’de görülecek.
“Karikatürün niyeti yanlış anlaşıldı”
Türkiye’de 1969 yılından beri faaliyet gösteren Karikatürcüler Derneği, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Gerçek karikatür sanatçılarının, derneğimizin üyesi olsun ya da olmasın, millî ve dinî değerlere bilerek, isteyerek saygısızlık yapması düşünülemez. Doğan Pehlevan’ın LeMan dergisinde yayımlanan karikatürünü de böyle değerlendiriyoruz. Söz konusu karikatürün, niyetini çok aşan büyük bir yanlış anlama nedeniyle istenmeyen bir noktaya gelmesi hepimizi üzmüştür. Hukuki sürece saygı duymakla birlikte, demokratikleşme görüntüsü vermeyen böylesi uygulamalardan kaçınmayı sağduyu sahibi bütün kesimlerden bekliyoruz.”
“Dava ve mahkûmiyet sayılarına bakmak, bugünün sansür tablosunu anlamak için yeterli”
Yazar ve senarist Levent Cantek, çizgi roman, mizah ve kültür tarihiyle yakından ilgilenen bir yazar ve editör olarak Türkiye’de mizah ve sansürün nasıl işlediğini şöyle anlatıyor:
“İnternet öncesi dönemde, siyasi otoritenin denetimi altında ama yine de belirli bir özgürlük alanına sahip popüler bir mizah vardı. Bu mizah daha çok yazılı basında yaşar, devlet televizyonunda sınırlı biçimde yer bulurdu. Gırgır bunun tipik örneğidir; çok satardı ve yaygındı çünkü Türkiye’nin en büyük basın grubunca yayımlanırdı. Özel televizyonların ortaya çıkışıyla birlikte mizah dergileri hızla tiraj kaybetti ve birer birer kapandı. Ardından gelen internet çağı, bu dergileri nostaljik birer hatıraya dönüştürdü. Sansür ise her dönemde anayasal çerçeveye, ceza kanununa ve kamusal alanın eleştiriye bakışına göre değişen biçimlerde uygulandı. Gırgır, Haldun Simavi’nin gücü ve 1961 Anayasası’nın fikir özgürlüğü teminatı sayesinde büyüyebildi. O yıllarda çok satan Hürriyet ve Günaydın gazeteleri her gelen siyasi iktidara muhalefet edebiliyordu. Bugün ise ne Simaviler var ne de bağımsız bir basın. Anayasa Mahkemesi bile artık bir erk gibi algılanmayabiliyor. Dolayısıyla dava ve mahkûmiyet sayılarına bakmak, bugünün sansür tablosunu anlamak için yeterli.”
Cantek, mizahın bugün topluma “ayna” tutamadığını söylüyor:
“Popüler mizah, çoğunluğun değerlerine yaslanmadan var olamaz. Eskiden seküler ve milliyetçi bir mizah egemendi; Gırgır da bunun ürünüdür. Bugün ise kamusal ruh dindar ve milliyetçi bir damara sahip. Buna hassasiyet göstermeden geniş kitlelere ulaşamazsınız. Elbette internette ya da küçük mekânlarda bu çizginin dışında işler yapan, stand-up yapan insanlar var ama onlar ulusal ölçekte popüler olamıyorlar. Oldukları anda ceza ya da linç riskiyle karşılaşıyorlar.”
Baskı dönemlerinde mizahın rolünün de değiştiğini vurguluyor:
“Mizahçılar da bizim gibi insanlar; ürküyorlar, korkuyorlar, çekiniyorlar. Bir hayatları, aileleri, geçim dertleri var. Onları siyasetle meşbu süper kahramanlar sanmayalım.”
Sosyal medya ve bağımsız dijital platformların sansür karşısında yeni bir alan açtığını belirten Cantek, şöyle devam ediyor:
“Siyasi otorite genellikle popüler olana tepki gösterir. Popüler olamayan mecralar onun ilgisini ya da öfkesini o derece çekmez. Bu da oralarda çalışan mizahçılara görece bir özgürlük alanı sağlar. Televizyona çıkamayan ama internette çok izlenen, daha okur-yazar bir seyirciye hitap eden bir mizah türü gelişti. Bu platformlarda var olma ihtiyacı, yeni isimler ve biçimler doğurdu.”
Sansür tarihçesi
LeMan’ın kuruluşundan bu yana çeşitli soruşturma ve tehditlerle karşı karşıya kaldığı, arşivlerde yer alan bilgilerden görülüyor:
1991: Derginin ilk soruşturma ve toplatılma süreçlerinin başladığı yıl.
1994: Refah Partisi’nin büyükşehirleri kazandığı seçimlerin ardından, siyasal İslam’ın kamusal alana girişi dergi tarafından politik hicivle eleştirildi.
1997: Susurluk Kazası ile ilgili yayımlanan bir karikatür nedeniyle derginin yazı işleri müdürüne üç buçuk ay hapis cezası verildi.
2001: Ekonomik krizle ilgili karikatürler sebebiyle kamu görevlilerine hakaret suçlamasıyla dava açıldı, tazminat talep edildi. Ayrıca Feyhan Güler’in Bayır Gülü ve Metin Üstündağ’ın Pazar Sevişgenleri albümleri “müstehcenlik” gerekçesiyle toplatıldı.
2002: Ariel Şaron’u “Faşist Şaron” başlığıyla çizdiği kapak nedeniyle e-posta ve telefon yoluyla tehdit edildi.
2006: “Reco Kongo kenesi Türkiye’nin anasını ağlatıyor” kapağı nedeniyle açılan tazminat davası reddedildi.
2008: Erdoğan’ın sözlerini kapağa taşıdığı sayı nedeniyle LeMan ve sahibi Mehmet Çağçağ 20 bin YTL’lik manevi tazminat davasıyla yargılandı.
2015: Fenerbahçe futbol kafilesine yapılan silahlı saldırıyı kapağa taşıdığı için dergiye soruşturma açıldı.
2016: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın muhtarlarla toplantısını konu eden karikatür tepki çekti.
2022: Çizer Zehra Ömeroğlu hakkında, “pandemide seks” konulu karikatür nedeniyle dava açıldı; 2024’te “ahlaka aykırı” bulundu.
2025: Muhammed Peygamber karikatürü gerekçesiyle dergi binası taşlandı, linç girişimi yaşandı; sayı toplatıldı, sosyal medya hesaplarına erişim engellendi, dergi çalışanları ve bir akademisyen tutuklandı.
Yukarıda yer alan bilgiler basına yansıyanlardan sadece birkaçı. Bu sebeple bugün de “yeniliğini” sürdürecek gibi duran LeMan davası, yalnızca bir karikatür soruşturması değil; Türkiye’de mizahın, eleştirinin ve ifade özgürlüğünün sınırlarını yeniden belirleyen bir dönüm noktası olarak kayda geçiyor.
Geçtiğimiz haftalarda görülen duruşmada, tek tutuklu olarak yargılanan çizer Doğan Pehlevan’ın, lince sebep olarak gösterilen karikatürden dolayı suçsuzluğu ispat edilip tahliyesine karar verilirken “cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yaklaşık beş ay kuyu tipi cezaevinde kalması davayı başka bir boyuta taşıdı.
Dipnot: Gürkan Özocak’ın Türkiye’de Siyasi İktidarın Mizahla İmtihanı: İfade Özgürlüğü ve Karikatür adlı makalesinden yararlanılmıştır. http://www.ozocakerdogan.com/Dosyalar/787488.pdf


