top of page


Deniz’in Bize Söyledikleri, İç Tutarlılığımız ve Söylenemeyen Don Kafa
Ayşen Güven, Bilge Nur Serçe, Yusuf Kısa, Osman Onur Can, Zeynep Yüce ve Lebriz İsvan’ın izlenimleri; adliye önündeutandığımız için söyleyemediğimiz “Don Kafa” şarkısından, olası bir tutuklamada evdeki kedilerimize ne olacağı korkusuna kadar uzanıyor. İlk kez Çağlayan’a gidenlerin hevesiyle şekillenen bu metinler; Deniz Göktaş’ın “Tek kaygım, bu dava yüzünden sahneye çıkan insanların cesaretinin kırılması, daha fazla otosansüre yönelmeleridir” sözü etrafında kendi iç tutarlıl

VâVeyLâ Kolektif
6 gün önce11 dakikada okunur


Dikkat Kaygan Zemin! Performans ve Varoluş Olarak Kabahatlerimiz
Sokakta mavi bir muşamba, kaygan zemin uyarısı ve yere düşen iki beden. Sürprizlere kapatılmış bir kamusal alanda aniden beliren Kabahatler performansı, kimin nasıl ve ne kadar görünebildiğini soruyor. Bir hareket ne zaman "performans", "eylem", "kabahat" ya da "kamu düzeni" meselesi sayılıyor? Düşen, kayan ve hızla toplanan iki bedenin ardından geriye kalan soru ise ağır: Bir varoluşa kabahat denebildiği anda, ona neler yapılabilir hale geliyor? H. Işık, 5326/Kabahatler perf
H.Işık
8 Eki5 dakikada okunur


"Dayatmayı kabul etmeyip, konservatuvarı bıraktım; Sonra çok pişman oldum"
10 yaşında girdiği konservatuvarı “dayatmalara” dayanamayıp bırakan, sonra ODTÜ’yü de aynı kararlılıkla terk edip Avusturya’da caz trompetçisi olan Onur Yalçın’ın hikâyesi: vazgeçişlerin nasıl yeni başlangıçlara dönüştüğüne dair, pişmanlıkla barışık, dürüst bir anlatı. Zeynep Yüce ve Belgi Karya Olcaytu “Kırılma Anlarımız” söyleşi dizisinde sanatla uğraşmayı seçenlerin inişli çıkışlı hikâyelerine ortak oluyor. İlk konukları müzisyen Onur Yalçın da onlardan biri aynı zamanda o

Belgi Karya Olcaytu / Zeynep Yüce
6 Eyl10 dakikada okunur


Deniz Göktaş Yeniden Tutuklandı: Hukuki Süreçte 6 Kritik İhlal Tespiti
Komedyen Deniz Göktaş'ın, tahliye edildiği "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamalarından savcılığın itirazı üzerine yeniden tutuklandığı haberi, "Dünya Barış Günü" olarak anılan 1 Eylül sabahı geldi. Marmara Üniversitesi Anayasa Hukuku Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tolga Şirin'in bu gelişmeden önce kaleme aldığı bilimsel rapor, soruşturmadan cezaevi koşullarına kadar tüm süreçte altı ayrı aşamada hukuka aykırılık tespit etmişti.
ayşen güven
1 Eyl6 dakikada okunur


Lizbon’da 11 Yıldır Süren Bir İlham: Verão Clássico Festival
Lizbon’un büyüleyici atmosferinde 11 yıldır müziğe ve eğitime alan açan Verão Clássico, ustalarla genç yetenekleri aynı sahnede buluşturmayı sürdürüyor. Şehrin prestijli festivalini bir müzisyen gözüyle deneyimleyen Günsu Özkarar, festivalin kurucusu ve sanat direktörü piyanist Filipe Pinto-Ribeiro ile konuştu.

Günsu Özkarar
18 Ağu11 dakikada okunur


“Tüm kasaba bilsin” neden Mabel’den korktuklarını
İktidarın “Aile ve Nüfus Yılı” söylemiyle genişlettiği muhafazakâr politik hat, sanat ve kültür alanındaki baskısını Mabel Matiz’in “Ha Leylim” şarkısına açılan yeni müstehcenlik soruşturmasıyla tırmandırıyor. Sosyal medyadaki tetikçi hesapların ihbar mekanizmasına dönüştüğü, ekranlardaki masum bir bakışın dahi “makbul olmayan yaşam biçimi” sayılarak suçlandığı bu iklimde; sahne ile adliye arasına çekilmek istenen sınırlar ise Matiz’in milyonlara ulaşan ve sokağa taşan kültür

Oğulcan Özgenç
14 Ağu5 dakikada okunur


CAS’tan Beşinci Kez Tam Burslu Tiyatro Eğitimi: Fedakârlık Değil Kültür Politikası
Tiyatroyu bireysel bir başarı veya sınıf atlama imkânı olarak değil, yaşamla kurulan bütüncül bir bağ ve ortak ideal olarak benimseyen gençler için CAS Konservatuvarı kapılarını beşinci kez açıyor. Tamamen ücretsiz yürütülen bu üç yıllık maratonu hayatta tutanlarla konuştuk.

Buse Torun
8 Ağu12 dakikada okunur


Uzlaşının egemenliğine karşı eleştiriyi geri çağırmak
Yavan analizlerin ve çatışmasız uzlaşının egemen olduğu kültür ortamında, mevcudu dönüştürme gücünü yitiren eleştirinin acımasız olumsuzlama pratiği ve ihtilaf yaratan dili yeniden göreve çağrılıyor. Emre Yeksan’ın "Uzlaşının egemenliğine karşı eleştiriyi geri çağırmak" makalesi, "Eleştirinin Dayanılmaz Hafifliği" yazı dizimizde.

Emre Yeksan
2 Ağu6 dakikada okunur


Her iki kişiden biri +1 alamıyor: TÜİK verilerinin görmediği
Artan maliyetler sanatı ortak bir deneyim olmaktan çıkarıyor mu? Arkadaşımız Buse Torun’un anket çalışması, bilet fiyatlarının toplumsal paylaşımı nasıl vurduğunu kanıtladı: Her iki kişiden biri sevdiklerine artık '+1' bilet hediye edemezken, öğrencilerin yüzde 83,3'ü salonların tamamen dışına itiliyor.

Buse Torun
17 Tem11 dakikada okunur


Eleştiri ama nasıl? Mesafe Ayarı, Kavramların Dolaşımı, Provokasyon
“Eleştiriyi salt bir teşhir biçimi ya da akademik çözümleme olarak değil; bir dikkat gösterme, ilişki kurma ve mesafe üretme pratiği olarak düşünmek mümkün mü?” Aylin Kuryel, yakın ve uzak okuma arasındaki gerilimli ittifakların izini sürüyor. Sanat eleştirisi ve eleştiri kültürü üzerine yazı dizimiz devam ediyor.

Aylin Kuryel
10 Tem10 dakikada okunur


Yapay Zekâ Çağında Aura: Scorpions’ın Hatırlattıkları
Yapay zekâ Klaus Meine’nin sesini kusursuzca taklit edebilir, hatta albüm bile yapabilir. Ama binlerce insanın aynı stadyumda, aynı anda uçtuğu o büyülü anı, yani canlı 'aura'yı hesaplayamaz. Melek Aldemir, Scorpions’ın İstanbul konserini izledi: Algoritmalar çok güçlü olabilir ama insan ömrüyle harmanlanmış ustalığın karşısında hâlâ çaresizler!

Melek Aldemir
6 Tem4 dakikada okunur


Görünmezliğin olağanlaştığı yerde (1):
Kültür-sanat alanında LGBTİ+ temsillerinin hareket alanı giderek daralıyor. Karşımızdaki tablo artık sadece yukarıdan gelen yasaklardan ibaret değil; kurumsal geri çekilmeler, sessiz eksiltmeler ve oto-sansürle işleyen, yokluğun olağanlaştığı sistematik bir 'görünmezlik rejimi.' Oğulcan Özgenç, sahnedeki isimlerden ziyade sahnenin nasıl kurulduğuna ve daraltılan hareket alanına bakıyor.

Oğulcan Özgenç
26 Haz5 dakikada okunur


Kardeş Türküler’le Aynı Göğün Altında
Ortak acıların ve direnişin kaydını tutan "Kardeş Türküler ile 30 Yıl" belgeseli ile grubun Harbiye'deki büyük buluşmasını birleştiren ortak bir duygu var: Ne acıyı gizlemek ne de neşeyi acıya kurban etmek. Aynı göğün altında, göz hizasında ve yan yana. Alâra Kuset’in belgesel ve konser hakkındaki izlenimi VâVeyLâ’da yayında.

Alâra Kuset
25 Haz4 dakikada okunur


Yetenek Şiddetin Üzerini Örter mi?
Bir şarkıyı, filmi ya da oyunculuğu sevmek; failin yarattığı zararı unutmayı gerektirir mi? Hayranlık, arzu ve politik tutarlılık arasındaki çelişkileri psikolojik ve toplumsal boyutlarıyla ele alan bir değerlendirme.

Bahri Can Kundak
11 Haz6 dakikada okunur


Film eleştirisini unutmak ve yeniden öğrenmek
Boğaziçi Üniversitesi'nde, 2000'li yılların başından bugünkü kayyum talanına dek özerk bir film kültürü alanını canlı tutan Mithat Alam Film Merkezi (MAFM) ve merkezle neredeyse eş zamanlı hayata geçirilen Altyazı Sinema Dergisi'nin “film eleştirisi” mevhumuna yaklaşımı üzerine olacak bu yazı.

Fırat Yücel
10 May21 dakikada okunur


763 parça hibe ve düşündürdükleri…
Bir hibe mi, yoksa yapısal bir boşluğun üstünü örten geçici bir jest mi? 763 parçalık “destek”, bağımsız tiyatronun özgürlüğü ve sürdürülebilirliği üzerine kritik soruları yeniden gündeme getiriyor.
Mediha Serdengeçti
5 May4 dakikada okunur


Show of Hands: Bir dinleme pedagojisi
“Show of Hands”, doğaçlama müziği bir performans olmaktan çıkarıp kolektif bir “dinleme pratiği”ne dönüştürüyor; peki bu incelikli alanı mümkün kılan koşullar neden salonun dışında aşınıyor?

Özgün Özçer
29 Nis8 dakikada okunur


Neeee, yapay zekâ müziği ele mi geçirmiş?
Değişmeyen tek şey değişimin kendisi. Ama mesele gerçekten yapay zekânın müziği ele geçirmesi mi? Yoksa tıpkı fonografın icadıyla olduğu gibi, müziğin sosyo-ekonomik olarak dönüşmesi ve buna verdiğimiz tepki mi?

Özge Ç. Denizci
26 Nis7 dakikada okunur


Hepimizin büyüme hikâyesinde bir “yıldız” var
Artalan Kolektif’in oyunu Yıldız, bizi aitlik ve keşif üzerine bir yolculuğa çıkarıyor. Bu coğrafyada bir çocuğun büyüme hikâyesinde kendi yol arayışımızı da buluyoruz.

Buse Torun
12 Nis4 dakikada okunur


Queer sanat eleştirisi; eleştirinin kendi otoritesiyle krizi
Queer sanat eleştirisi, normla uzlaş(a)mayan bir yazı pratiğidir. “İyi sanat”, “önemli sergi” ya da “başarılı sanatçı” gibi kategorileri bütünüyle terk etmek yerine, bu kategorilerin nasıl tarihsel ve ideolojik olarak üretildiğini açığa çıkarır. Eleştirinin kendi konumunu da bu sorgulamadan muaf tutmaz.

Alâra Kuset
25 Mar6 dakikada okunur


Afife’nin ötesi üzerine bir deneme¹
Afife güçlü bir bireysel anlatı kurarken, Osmanlı tiyatrosunun çok katmanlı sahne dünyasını geri plana mı itiyor? Bu yazı, sahnenin görünen ve görünmeyen aktörlerine oyun vesilesiyle yeniden bakıyor. Betül Bakırcı bu yazısında Afife oyununu inceliyor.

Betül Bakırcı
14 Mar7 dakikada okunur
bottom of page